İç Denetçilik Mesleğinin Geleceği

Yeni TTK ile birlikte iç denetim iş dünyasının gündeminde daha fazla yer almaya başladı. Bu son derece olumlu bir gelişme. Belirli bir ölçeğin üzerindeki şirketlerin patronları ya da profesyonel üst yönetimleri, yeni TTK’ nın getirdiği bazı hükümler, şiddetli rekabet, karlılık baskıları, maliyetleri düşürme gereksinimi, hemen her alandaki hızlı değişim ve kurumlarını tehdit eden iç ve dış riskler nedeniyle, kendilerine yardımcı olabilecek araçlara sarılıyorlar. Yalın yönetim, tam zamanında stok yönetimi, stratejik yönetim, toplam kalite yönetimi, örgütsel değişim, kriz yönetimi derken sırada, “kurumsal yönetim” var. Yeni TTK’ nın ruhunu oluşturan bu kavram bugünlerde iş dünyasında en çok sözü edilen kavramlardan bir tanesi haline geldi.

Herkesin dilindeki bu moda kavrama yakından bakıldığında esasen, şirketin sadece hissedarlar için var olmadığı ve şirket yönetimlerinin de sadece hissedarlara karşı sorumluluk taşımadığı felsefesine dayanıyor. Şirketlerin tek amaçları kar etmek olmamalı diyen kurumsal yönetim anlayışına göre, şirketlerin tüm paydaşları (hissedarlar, çalışanlar, tedarikçiler, müşteriler, kamu, çevre, yasal otoriteler ve diğer tüm ilgili faktörler) için optimal bir fayda dengesi sağlaması gerekiyor. Yani sadece kar eden, ancak çevreyi önemsemeyen, ya da kar ederken, çalışanlarına veya küçük hissedarlarına adil davranmayan şirketlerin yeni düzende işi oldukça zor. Zaten kanunu düzenlemeler de bu konuda şirketleri kurumsal yönetim uygulamaları açısından yönlendiriyor.

İş dünyası ister istemez kurumsal yönetime doğru çekilirken, şirketlerinde iyi kurumsal yönetim uygulamak zorunda olanların bazı alt sistem/araçlara ihtiyaçları olduğu görülüyor. Şirket Yönetim Kurullarının, şirketi yöneten profesyonel yöneticilerin strateji, karar, uygulama ve faaliyetlerinden haberdar olmaları önem taşıyor. Şirketlerin risklerini iyi yönetmeleri önem taşıyor. Şirketlerin iç ve dış paydaşlarına karşı şeffaf olmaları, sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve hesap verebilir şekilde hareket etmeleri önem taşıyor. Şirketlerin adil, şeffaf, hesap verebilir ve sorumlu yönetim ilkelerini sergileyebilmeleri için kurumsal bazı mekanizmalardan destek almaları gerekiyor. Yönetim kurulları, Üst Yöneticiler ve diğer çalışanların şirketin bütününde etkin çalışan iç kontrol ve risk yönetim sistemleri oluşturmaları önem kazanıyor.

Tam da bu noktada, Yönetim Kurulları şirketlerinin mali ve mali olmayan tüm operasyonlarının örgüt içi bağımsız ve tarafsız uzmanlarca denetlenmesinin önemini fark ediyorlar. Kökenleri asil-vekil çıkar çatışmasına kadar giden “iç denetim” Yönetim Kurulları için çok önemli bir araç haline geliyor. İyi kurumsal yönetimin güvencesi olmaya başlıyor. Şirketin tüm faaliyetlerini, performansını, iç kontrol sistemini ve risk yönetim süreçlerini inceleyen, değerlendiren ve bu konulardaki görüşlerini Yönetim Kuruluna ileten iç denetçiler, kurumsal yönetim konusunda adeta Yönetim Kurullarının en büyük yardımcısı oluyorlar. İçeride neler oluyor sorusuna cevap verebilecek, yeterli uzmanlığa sahip ve şirketi tüm boyutları ile en iyi tanıyan, objektif kişiler olarak, iç denetçiler, Yönetim Kurullarının yeni dönemde en büyük yardımcısı haline geliyorlar.

Türkiye, iç denetim kavramını yeni tanımaya başladı. TİDE’ nin üstün gayretleri, ülkemizde iç denetime ilişkin olarak önemli bir farkındalık oluşmasına yol açtı. İç denetimin ne olduğu ve ne olmadığı meslek mensuplarınca farklı çevrelere anlatılmaya çalışıldı. İç denetimin gizemli kapıları, diğer meslek mensuplarına, öğrencilere, mezunlara, profesyonellere açıldı. Sadece bankacılık değil, reel sektörde de iç denetim konusu tartışılmaya başlandı. Bunlar, iç denetim konusunda bilinci güçlendiren gelişmeler oldu.

Bununla birlikte kamu sektörü, 5018 sayılı Kanun ile iyi bir giriş yaptığı kurumsal yönetime, iç denetim ve iç kontrol faaliyetlerini geri plana atarak iyi bir devam sağlayamadı. Kamu sektöründe varlığı tartışmasız büyük önem taşıyan iç denetim mekanizmaları; özelde iç denetime, genelde ise denetime olan düşmanlık nedeniyle, bazı bürokrat ve siyasilerce devamlı baltalandı. Denetim mekanizmalar aleyhinde yapılan düzenlemeler kamuoyundan saklandı. Bu durumlar medyada yer almadı. Kamuoyu bu konularda bilgilendirilmedi. Kamudaki müfettişler ve iç denetçiler etkisizleştirildi. Bu olumsuzluklara neden olan üst düzey bazı bürokratlar, denetim faaliyetlerine vurdukları darbeleri üst düzey siyasilerden bile sakladılar. KHK’ lar ile kamu kurumları yeniden yapılandırılırken, personel ve ücret rejimleri yeniden düzenlenirken, iç denetçiler ve müfettişler bir kenara itildiler. Bunun bilinçli ve denetimden kaçınmak ya da daha ağır tabirle kaçmak için yapılmış bir girişim olduğunu iddia ediyorum. Bu düzenlemelerin altına imza atmış olan bürokratların, ya cahil ya da kötü niyetli olduklarını düşünüyorum. Aksini ispat edemedikleri sürece kamudaki binlerce denetim elemanı da aynı şekilde düşünecektir.

Özel sektörde sürekli iyiye, kamu sektöründe sürekli geriye giden iç denetim faaliyetlerine bakıp, iç denetçilik hakkında bir yorumda bulunmak zor. Ancak görünen o ki, yeni TTK Türkiye’ de iç denetçiliğin önemini artırdı. Kamu kesiminde istenmeyen iç denetim, özel sektörde hissedar ve Yönetim Kurullarının kendilerini koruyabilmeleri açısından büyük önem taşıyor. Bu sebeple, iç denetçilik geleceğin yükselen mesleklerinden bir tanesi olacaktır.

Öğrencilerin, yeni mezunların ya da meslek hayatlarının henüz başında olanların iç denetçilik mesleğini araştırmaları, ilgi duymaları ve bu alana hiç düşünmeden yönlenmelerini öneriyorum. Bu meslek önümüzdeki 10 yıla damgasını vuracak bir meslek olacaktır. Meslekte profesyonellik, farkındalık ve sertifikasyona olan talebin artması ve TİDE’ nin konunun önemini iş dünyası ve siyasetçilere daha etkin olarak aktarabilmesi ile birlikte, iç denetçiliğin daha hızlı bir ivme ile yukarı çıkacağını düşünüyorum.

İç denetçiliğe adımımı attığım günden beri mesleğimi çok seviyorum ve hali hazırda danışmanlık sektöründe olsam da, kendimi hep bir iç denetçi olarak görüyorum. İç denetçilik mesleğinden başta etik kurallar olmak üzere çok şey öğrendim ve bu öğrendiklerimi, kazandığım tecrübeleri iç denetçi adayları ile paylaşmayı bir borç biliyorum. Benzer şekilde, iç denetim alanında bilgi ve tecrübeye sahip tüm dostlarımı da hangi kanaldan olursa olsun, kendi bilgi ve tecrübelerini yeni nesillerle paylaşmaya ve iç denetçiliğin önemini her yerde anlatmaya davet ediyorum.

Böylesi mükemmel bir mesleğimiz olduğu için çok şanslıyız.

Etiketler:
Önceki yazılarım
Sonraki yazılarım

Hakkında bertankaya

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Yenile



Yukarıya Git