Reform Paketi ve Kurumsal Risk Yönetimi

Türkiye ve dünyanın büyük bir heyecanla beklediği yapısal reformun detayları belli oluyor. Reform paketinin genel çerçevesine ilişkin ilk açıklamalar geldi. Açıklama şöyle yapıldı: “Bu eylem planının 9 amacı ve bu 9 amacın ayrı ayrı 49 hedefi var. Paket idari düzenleme, yasal düzenleme ve uygulama öngörüyor. 374 faaliyet konusu öngörülüyor. Söz konusu faaliyetlerin 128 tanesi kanuni düzenleme ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesini gerektiriyor. 60 tanesi ‘ikinci mevzuat’ diye ifade edebileceğimiz yönetmelik yapılmasını gerektiriyor. 186 tanesi de idari faaliyet kapsamında çalışma öngörüyor. Yani merkezi hükümetimizin il ve ilçelerdeki teşkilatları ile yerel yönetimlerin kendi faaliyet alanlarında değişiklik öngörüyor”

Esasen bu reformun bir stratejik reform planı olduğunu görmekteyiz. Her stratejik planda olduğu gibi ana eksenleri, amaçları ve hedefleri var. Bu hedefler, muhtemelen bazı performans göstergeleri ile de desteklenecek. Sonrasında ise bu hedeflere yönelik 374 tane faaliyet/proje (stratejik eylem) belirlenmiş olduğunu görüyoruz. Yani 49 hedefi gerçekleştirmek için 374 tane eylem hayata geçirilmek durumunda. Muhtemelen her bir hedefin bir hedef kartı var. Bu hedef kartları hedeften sorumlu kurumları, hedef kapsamındaki faaliyetleri ve sorumlularını, nihai tarihleri ve varsa performans göstergelerini içerecek diye düşünüyorum. Tabi farklı bir format da söz konusu olabilir.

Formatı ne olursa olsun stratejik reform planının başarı ile hayata geçmesinde, çok önemli üç konu var;

1- Planın düzenleyici etki analizlerinin yapılmış olması,

2- Planın risk yönetimi alt planının oluşturulmuş olması,

3- Stratejik seviyede hazırlanmış olan planın; faaliyetler seviyesinde uygulama planlarının hazırlanmış olması (execution planning)

Genelde bu tür stratejik planlarda, bu üç adımdan bir veya ikisinde problem olduğunda, planın uygulamaya geçmede sorun yaşaması ya da eksik/hatalı geçebilmesi söz konusu olabiliyor.

Düzenleyici etki analizi konusu gerçekten politika yapıcılar için en kritik adım. DEA; önerilen düzenlemelerin/politikaların muhtemel olumlu ve olumsuz etkilerinin ve bu etkilerin toplumun değişik kesimleri arasındaki dağılımının sistematik olarak değerlendirilebilmesi için bir çerçeve sunarak, karar alma sürecinin niteliğini arttırmak amacını güder. Reform paketi ile ilgili en temel risk yönetimi strateji bu olacaktır.

Buna ek olarak, Stratejik Reform Planı’nın, misyonunu gerçekleştirebilmesi için amaç-hedef-faaliyet bazında risklerinin tanımlanması, ölçülmesi ve önceliklendirilmesi gerekmektedir. Bir diğer ifade ile, amaç ve hedefleri tehdit eden iç ve dış stratejik riskler ile faaliyetleri tehdit eden faaliyet-eylem bazlı risklerin ortaya koyulması ve bunlara tedbir alınması gerekmektedir. Planın oluşturulması sırasında yapılması gereken bu işlem, planın başarı olasılığını artıracaktır.

Son olarak, stratejik reform planında yer alan faaliyetlere yönelik detaylı uygulama planları oluşturulması ile faaliyetin 5N1K’sı tanımlanacak ve faaliyetler izlenebilir hale gelecektir.  Uygulamanın, strateji belirlemekten daha zor olduğunu da ifade etmek isterim. Uygulamada karşı karşıya kalınabilecek taktiksel- operasyonel risklerin yönetimi de bu aşamada gerçekleştirilecektir. Her bir faaliyet için detaylı bir uygulama planı ile süreç tamamlanacaktır. Sonrasında her üç adımda ortaya koyulan ilerleme, riskler ve risk eylem planları takip edilecektir.

Böyle bir yapı ile konuya yaklaşılması halinde, reform paketinden fayda sağlamak mümkün olabilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yukarıya Git