Anasayfa » İç Denetim | İç Denetim Danışmanlığı | İç denetçilik | Kamu İç Denetim » Sosyal Medya Kapanırsa, Pazarlamayı Nasıl Yapacaksınız?

Sosyal Medya Kapanırsa, Pazarlamayı Nasıl Yapacaksınız?

social-media-mobile-icons-snapchat-facebook-instagram-ss-800x450-3-800x450Dünyada pazarlama denince büyük ölçüde akla sosyal medya pazarlaması geliyor. İnsanların vakitlerinin uyku ve işten sonra çoğu sosyal medyada geçtiğinden ve geleneksel medya inişte olduğundan, doğal olarak pazarlamacıların da yöneldiği bir numaralı mecra burası. Çok uluslu şirketlerden, küçük tek kişilik şirketlere, holdinglerden restoranlara, profesyonel hizmet şirketlerinden, kişisel gelişim uzmanlarına kadar herkes pazarlamasını sosyal medya üzerinden yapıyor. İnanılmaz bir içerik üretiliyor ve kısa sürede tüketiliyor. Artık iş hayatı, sosyal hayat, iletişim, etkileşim tamamen sosyal medya üzerinden akıyor.

Risk yönetimi eğitimlerimde pazarlama departmanlarından katılımcılara bir soru sorarım ve cevap beklerim. Soru şu; “bir gün uyandığınızda, sosyal medya komple kapanmış olsa ne yaparsınız?”. Genelde uzun bir sessizlik olur. Cevaplar “hocam olmaz ki böyle bir şey” den, “TV’lere ve radyolara reklam basarız” veya “ticaret sitelerine banner koyarız”‘a kadar gidiyor. “E-posta pazarlamasına ağırlık veririz” de cevaplardan bir tanesi.

Bunlar tabi olası alternatifler.

ikinci sorum şu oluyor: “Böyle bir durum olsa, buna ne kadar hazırsınız? Senaryolar dahilinde bir B Planınız var mı?”

Bu soruya genelde hiç cevap gelmiyor.

Şimdi gelelim işin ilginç tarafına. Benim teorik bir düşünce çerçevesinde, katastrofik bir risk olarak tanımladığım, Türkiye’de sosyal medyanın komple kapanması riski, acaba gerçek olabilir mi? Olasılığı her geçen gün artıyor mu?

Habertürk’ün haberine bakalım:

Türkiye’de yasal zorunluluğa rağmen ülkeye temsilci atamayan sosyal medya şirketleri ile hükümetimiz arasındaki tartışma daha da derinleşecek gibi. Facebook, Instagram, Twitter, Periscope, YouTube, TikTok, Pinterest ve LinkedIn’e 30′ar milyon TL ceza kesildi. i. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde de bu yükümlülük uygulanmazsa Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal medya şirketine reklam vermesi yasaklanacak ve bu kapsamda para transferi de yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde gerekli yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, ilgili sosyal ağın internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda BTK Başkanı, ilgili sosyal ağın internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90′a kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine müracaat edebilecek.

Elbette yazımın başlığı kadar dramatik değil durum, ancak trafik bant genişliğinin  %90 daraltılması, hukuken tam bir kapanma olmasa da kullanıcı memnuniyeti ve imkanları açısından büyük bir sınırlandırma anlamına gelebilecek. Bu halde, sosyal medya verimli bir şekilde kullanılabilir olmaktan çıkacak. Başlığın bu şekilde yorumlanmasını rica ederim. 

Diyelim ki, dünya devi bu şirketler, hükümetin restine rest ile karşılık verdiler. Diyelim ki hükümet de bu adımları attı. O zaman ne olacak?

Bildiğiniz üzere bu durum, sosyolojik bir mutsuzluğa, sonrasında da kararı alanlar açısından Y, Z ve Alfa kuşaklarını düşününce siyasi risklere dönüşebilecek potansiyele sebep olsa da, kısa vadede şirketlerimizin, freelancer ların, esnafın ve zanaatkarların, bu soruna bir çözüm bulmaları gerek. Buna bir danışmanlık şirketi (BKYD Digital Consulting ) sahibi olan ben de dahil. Bizler kendimizi müşterilerimize nasıl duyuracağız? Ürettiğimiz keyifli ve faydalı içerikleri nasıl ulaştıracağız? Düşünsenize, bu ülkede sadece YouTube yayınlarından geçinen, sadece sosyal medyadan para kazanan yüzbinler var. İş modelleri sosyal medya platformları üzerine kurulu. Bu insanlar, bu şirketler, bu esnaf ne yapacak?

Tüm şirketlerimizin, ticaret yapan herkesin “bu da olur mu?” diye düşünülen bu riske, hazır olmaları gerekli. Burası Türkiye. Bu ülkede riskini yöneten, dünyanın her yerine yönetir.

Elbette bu durum beraberinde pek çok kişi ve şirket için de avantajlar getirecek. Akıllı olan, hazırlıklı olan, böylesi bir belirsizliği fırsata çevirebilir. Onlar için bu risk, olumlu bir sonuç doğurabilir.

Böyle bir riske karşı nasıl stratejiler geliştirilebilir? Benim aklıma şu stratejiler geliyor:

  • Müşteri ile gerçek zamanlı etkileşim organizasyonları (korona döneminde zor olabilir, sonrasında iyi bir strateji olacaktır)
  • Zoom veya benzeri platformlar üzerinden eğitimler, söyleşiler, webinarlar, tanıtımlar
  • Sanal fuarlara, zirvelere katılım
  • Internet sitelerinizi daha etkileşimli hale getirmek ve iletişimin merkezine koymak, trafik çekecek inovasyonlar yapmak
  • E-posta pazarlamadan daha fazla faydalanmak
  • TV, özel yayın platformları ve diğer medya ile webi daha entegre hale getirmek
  • Videolarınızı, yerli video platformlarına şimdiden taşımak (YouTube faaliyeti olanlar için)
  • İşiniz sosyal medya ise veya çoğunlukla sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor ise başka bir ülkede faaliyet göstermek (orta ve uzun vadeli bir strateji)
  • Şimdiden sosyal medya odaklı veya gereksinimi olmayan yeni bir iş alanına geçmek
  • 70, 80 ve 90′ların CRM stratejilerini yeniden yorumlamak
  • Yeni sosyal medya uygulamaları geliştirmek
  • Podcast lere ağırlık vermek
  • Çok katlı pazarlama modellerini işinize uygulama

Peki öyleyse soruyorum, yarın sabah kalktığınızda sosyal medya kapanmış olsa siz ne yaparsınız?  Hazır olmak için ne yapmak lazım?

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yukarıya Git