Anasayfa » Yönetim ve Organizasyon I Strateji » Yönetsel Başarı İçin Önce İnsan Mı, Yoksa Önce Sistem Mi?

Yönetsel Başarı İçin Önce İnsan Mı, Yoksa Önce Sistem Mi?

banner_isakisisurecYakın zamanda Linkedin’de bir anket düzenledim. Size göre etkili yönetimde hangisi “daha önemli” diye sordum. İki şık belirledim. Birinci şık; sistem/süreç/araç/prosedür, ikinci şık; insan/motivasyon/ekip/iletişim.

Amacım takipçilerimin etkili yönetimde esasen “birbirlerini desteklemeleri ve beslemelerini” beklediğimiz bu iki yapısal bloktan hangisine yönelik “daha önemli” algısına sahip olduklarını görmekti. Bu yazı yazıldığı sırada, durum aşağıdaki gibiydi. Başladığı günden itibaren de oranlar aşağı yukarı bu şekilde ilerlemişti.

 

anketsonucu

Yani ankete katılanlar, insan ekseninin diğerinin neredeyse iki katı oranda daha önemli olduğunu düşünüyorlardı. Şimdi diyeceksiniz ki, e ne var bunda, insan her zaman önce gelmelidir, kurumsal hayatta en önemli kaynağımız insandır.

Türkiye’de son derece normal olan bu sonucun, anketi diğer ülkelerde uygulamamız halinde sonuçları ne olabilirdi diye düşündüm. Hofstede’nin yönetim perspektifinden kültürler arası farklılıkları araştırdığı çalışmalarına fazlasıyla aşina olduğumdan, bu alanda yaptığım akademik çalışmalar ışığında şunu söyleyebilirim ki, aynı anketi, Almanya, Japonya veya Singapur’da uygularsak farklı, Fransa’da uygularsak aynı, ABD’de uygularsak hemen hemen %50-50′lik sonuçlar elde etmemiz olası.

Yani yönetimde, insan-sistem ikilisi arasında yapılacak “önemlilik” algı ölçümü, farklı ülkelerde farklı sonuçlar verebilir. Ülkelerin sosyolojik yapıları ve makro yönetim kültürleri belirleyici olacaktır.

hizli-surecÜlkemiz ortaklaşa davranış, duygusallık, insani boyutlar, otoriteye dayalı hiyerarşik yapılanmalar gibi unsurlar göz önüne alındığında, “insan” seçimini yapacaktır. Ancak ankete gelen yorumlar, ikisinin de birbirleri için gerekli olduğunu bilen ve ikisinin de önemine işaret edenler ile dolu. Ki bu bizim de inandığımız önerme.

Sistem ve insan ayrılmaz, birbirleri ile sinerji içinde çalışan ve birbirlerine güç veren unsurlar. Her şeyin ötesinde, sistemleri ve süreçleri de şimdilik (yapay zeka gelişene kadar) insanlar tasarlıyor olacaklar. Ancak iş dünyamızın, insan odaklı doğası da net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Yaklaşık 25 senedir, 5 senesi yarı zamanlı olmak üzere iş hayatı içindeyim. Bunun son 10 senesi, yönetim danışmanlığı ile geçti. Mesleki tarafta sistemi kurmaya, oluşturmaya, yaşatmaya çalıştım. İşin akademik ve entelektüel tarafında ise insana odaklandım. Mesleki tarafta iç kontrol, risk yönetimi, iç denetim, süreç yönetimi, stratejik yönetim, performans yönetimi gibi sistem ve süreçler üzerinde derin ve uygulamaya dönük çalışmalar yaparken, akademik tarafta psikoloji, iletişim, motivasyon, kurum kültürü, örgütsel davranış gibi konuları çalıştım. Çok kafa yordum.

Ülkede genelde benim gibi yönetim danışmanları, bir tarafta ilerler ve uzmanlaşır. Diğer tarafı bilmez. Tecrübe etmemiştir. Örneğin süreç yönetiminde veya iç kontrole uzman bir danışman veya profesyonel, kurum kültürü, etkili iletişim, performansa yönelik motivasyon, takım oluşturma ve yönetme gibi konuları çalışmaz. Bu sebeple, kendi işini çok iyi bilse ve doğru sistem önerisi ve uygulamasını getirse de, pratikte başarılı olamaz. Ya da nadiren olabilir. Bunun tam tersi de geçerlidir. İşin kurumsal sistem tarafını bilmeyen bir yönetim danışmanı, sadece “soft” alanda kalıp, insan ve yönetim becerileri odaklı aktarımlar yaptığında, yönetim veya iletişim kalitesinin neden bir türlü artmadığını anlayamaz. Oysa danışman, görev yaptığı şirkette tüm yöneticilere gerekli tüm yönetsel beceri eğitimleri ve workshop ları sağlamış, iç iletişimi düzene sokmuş, motivasyonu artırmıştır!

Burada işin iki tarafının birbiri ile senkronize ve eş güdümlü ilerlememesi, birbirini beslememesi halinde, “hard” boyut olan sistem ile, soft boyut olan “insan” her koşulda karşı karşıya gelir. Genelde sistem kaybetmiş gibi gözükse de çoğunlukla ikisi de kaybetmiş olur. Sistemi irade gösterip, büyük bir kurum içi ittifak ile doğru kurup yaşatmayan insan, ne gariptir ki insana bağımlı hale gelir ve bu bağımlılık kurumsallığı ve istikrarı mahveder. Türkiye’de çok firmanın sorunu budur. Güçlü liderler, güçlü yönetim ekipleri ile “insan” odaklı parlak dönemler ve sonrasında yine “insan” hataları veya öngörüsüzlükleri ile kayıp dönemler birbirini kovalar. Güçlü lider ve yöneticilerin elini sisteme uzatmamalarının psikolojik ve kültürel sebepleri iyi anlaşılmalıdır. Aynı şekilde sistemlerin de faydalarının “insan” faktörü tarafından anlaşılamaması ve sistem kurmada isteksizliğin, doğru tedbirler ile aşılamaması da sistemleri savunanların en büyük eksikliğidir.

images-3Bir organizasyonda sistem kurmak isteyip de başarısız olan ekiplerin ve danışmanların bir numaralı argümanı “üst yönetim sahiplenmedi ki” dir. Üst yöneticiler ise ya sistemden fayda sağlamadıklarını, ya da sağlayamayacaklarını, ya da çabaların verimsiz olduğuna inanmaktadırlar. Onlara göre şirket bu “entelektüel” işler ile uğraşacağına topyekün satış, tedarik zinciri ve üretim/hizmet sunumu gibi daha önemli meselelere kafa yormalıdır.

Tam bu noktada büyük bir boşluk oluştuğu ve insan ile sistemin, boğazın iki yakasından birbirlerine el sallayarak baktıkları görülür. Bu iki boyutu bir araya getirmek için ne yapmak gerekmektedir? Aradaki köprü ne olmalıdır?

Bu soruya yanıt bulanlar, gerekli stratejileri de hayata getirebilirlerse, durdurulamaz şirketler oluştururlar. Sistem ve insanın, soft ve hard yönetsel boyutların bir arada, eşgüdümle ve içselleştirilerek çalışıyor olmaları kurumsal performansı maksimize edeceği gibi, sürdürülebilir karlılığı ve büyümeyi de teminat altına alacaktır.

Bu konudaki düşüncelerimi bir video ile sizlerle paylaşacağım. Video’dan sizden gelen önerilere de yer vermek istiyorum. Lütfen önerilerinizi bana iletin. Videoda bunlardan da bahsetmek isterim.

Sorum şu; bu yazıdaki görüşleri göz önüne alırsanız, sizce insan-sistem ikilemini güçlü bir şekilde aşmanın, bu iki unsuru bir arada birbirlerine katkı sağlar şekilde ve sürdürülebilir bir boyutta çalıştırmanın yolları nelerdir? Boğazın iki yakasını bağlayacak köprü nasıl olmalıdır?

Hafta içi Perşembe gününe kadar yorumlarınızı bertan.kaya@yahoo.com adresine veya sosyal medya hesaplarımdan yazıyı paylaştığım post ların altına yorum olarak bekliyorum.

Sevgiyle kalın.

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yukarıya Git