Anasayfa » İç Denetim | İç Denetim Danışmanlığı | İç denetçilik | Kamu İç Denetim » Enneagram Öğretisi ve Kişilik Tiplerinin Tanımlanması

Enneagram Öğretisi ve Kişilik Tiplerinin Tanımlanması

Dokuz kişilik tipi anlamına gelen Enneagram, insanın kendisini tanımasına yardımcı olan, insan-ı kâmil olmak isteyene önündeki engelleri gösteren bir yol. Dünyada da çok yeni bir kavram olan Enneagram, tam anlamıyla ene’nin anlaşılmasına ve öz benliği ortaya çıkarmaya yarıyor.

Necip Murat, elektrik sanayiinde faaliyet gösteren bir iş adamı. Ne-Ad Elektrik Sanayii’nin sahiplerinden. Kardeşiyle birlikte bu işi yapıyor. Evli ve çocukları var. İş hayatında ve evinde çok agresif bir kişiliğe sahip. Bu agresiflik kendinden emin, meydan okuyan, baskıcı, çatışmacı özellikler barındırıyor. Murat, evde ve işte bu agresifliğini insanlara yansıtmaktan geri duramıyor. Çocuklarını bile bu özelliği ile etki altına alıyor.

Murat Tarman da bir iş adamı. 31 yaşında. Blue House markasının üreticisi Tarman Dış Ticaret’in sahibi. Tarman, kafasına uymayan her şeyi kestirip atıyor, kabul etmiyor. İnsanların veya yanında çalışanların bazı davranışları kasıtlı yaptığını düşünüyor, bunlara bir anlam veremiyor.

Hasan Bey, 23 yaşında, Bilkent Üniversitesi mezunu, müteahhitlik yapan genç bir iş adamı. Hasan Bey, narsist eğilimleri olan biriydi. Maceracı, ehl-i keyf, anlık ve güdüyeriyle hareket eden, coşkulu aşırılıklara eğilimli bir yapıya sahip. Narsist olduğu için empati yapma, kendisini muhatabının yerine koyma alışkanlığı bulunmuyor. Anne ve babası başta olmak üzere kendisini düşünen insanlara gerekli ehemmiyeti vermek belki de aklının ucundan geçmiyor.

Savaş Usta ise Çalık Holding’de insan kaynakları müdürlüğü yapıyor. 29 yaşında. Kişilik tiplemesi olarak olaylara negatif yönden bakmayı seven, şüpheci bir kimliğe sahip.

İnsan-ı kâmil olmayı öğretiyor

Mesut Işık, profesyonel yönetici. Aker Tekstil’de ihracat müdürü. 27 yaşında ve bir yıllık evli. O da kişilik itibariyle Necip Murat gibi baskın, iddialı, insanlar üzerinde baskı kurma eğiliminde olan biri. İnsanları yönetmeyi seviyor. Emredici ses tonuyla konuşmak ona göre çok normal bir davranış. Kişiliğinden dolayı problemlerini insanlarla paylaşmayı sevmeyen Işık, meselelerini çözemeyince de bunu hemen karşısındaki insana yansıtıyor.

Necip Murat, Hasan Bey, Savaş Usta, Mesut Işık ve Murat Tarman’ın ortak özellikleri, Türkiye’de yazılı kaynaklarda bulunmayan, sözlü gelenekte yüzlerce yıldır var olan, tasavvufî temellere dayandığı kadar Batılı bilim adamlarının son yüzyılda bilimsel bir zemine oturtarak geliştirdikleri Enneagram’dan faydalanmış olmaları. Enneagram (Energram), özünde Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” anlayışı yatan bir yöntem. Kişinin, kâmil insan olması için ona, önündeki duvarları gösteren bir bilgidir. Tasavvufta da başvurulan yöntem, bilgi ve araçlardan biri olan Enneagram şeyh veya mürşidin talebesini tanımasında kullanılmış. Dinî bilgide var olan “ene” kavramı ile yakından alakalı. Said Nursi, ene’yi, bazı kapıları açan önemli bir anahtar olarak görüyor. Nefis, ene kavramının içi doldurulduğunda insan kendini daha iyi tanıyor. Hadis-i Şerif’te ‘Nefsini bilen kendini bilir. Kendini bilen Rabb’ini bilir’ buyrularak, kendini bilmek Allah’ı bilmekle eş tutuluyor. Çünkü kişi kendini ne kadar tanırsa kâinatı da o kadar tanıyor. Dolayısıyla Allah’ı da o kadar tanıyor. Yaratılışı ve kâinat ilişkilerini o derece iyi konumlandırabiliyor.

Türkiye’de, İnka Danışmanlık tarafından Sıfır Merkezli İnsan adı altında 2-3 senedir verilen seminer çalışmaları hariç tutulursa, henüz çok yeni. Hatta Enneagram ismiyle neredeyse hiç bilinmiyor. Bu konuda Rota ve Kaknüs Yayınları’ndan yeni çıkmış Enneagram Kendini Bilme Sanatı dışında da pek kaynak yok. İnka Danışmanlık uzmanlarından Fatih Uzunoğlu, Türkiye’de bu seminerleri veren az sayıda kişiden biri. Bu konuda İngiltere ve Amerika’da iki sertifika programına katılmış Uzunoğlu, Sıfır Merkezli Eğitim adıyla Türkiye’de 210 bin kişi üzerinde test çalışması yaptıklarını söylüyor. Fatih Uzunoğlu, “Ben kimim? sorusunun cevabını veren, bir anlamda bizim belki benlik hapishanemizin sınırlarını çizen ve bize bu hapishaneden çıkış yollarını gösteren, insanın belki benliğine çizilmiş olan o nakışları deşifre eden bir bilgi” şeklinde tanımladığı Enneagram’ın, dinden ve kültürden bağımsız evrensel bir bilgi olduğunu söylüyor. İnsanın nasıl ki biyolojik DNA’sı varsa ve bunu çözmeye çalışan bilim dalı mevcutsa, insan psikolojisinin de bir DNA’sı var ve Enneagram da bu psikolojik yapının DNA’sını çözümleyen bir model. Dolayısıyla Enneagram’ın bu noktada kişiye, kendisini tanıması ile ilgili çok güçlü bir dürbün vazifesi gördüğü düşünülüyor..

Basitçe kendini bilip tanımak olarak adlandırılabilecek Enneagram’ı duygusal zeka, NLP gibi beyni anlama ve onu etkin kullanma programlarından ayıran en önemli özelliği dinamik bir yapıya sahip ve gerçeğe en yakın sonuçları veriyor olması. İnsanı bir bütün olarak ele alan Enneagram, tabiri caizse insanın benliğinin haritasını çıkarıyor. Adı konulmuş 9 kişilik sınıfından hangisine girdiği testler yoluyla tespit edilen insana, aksayan yönleri söylenerek, hayata daha pozitif bakan, insanlarla daha iyi iletişim kuran, kâmil insan modeline yakınlaşma uğruna izleyeceği yol haritası sunuluyor. Ve bu haritaya göre, kendisinden, yapabileceklerinin en iyisini yapması istenerek hedefe ulaşması amaçlanıyor. Kendini tanıyan ve tanımlayan kişi, aksayan yönlerinin farkına vararak, isterse bunlar üzerinde kafa yormaya ve davranışlarını değiştirmeye çalışıyor. Aksi takdirde, sorunlarının farkına varamayan kişi, hayatı boyunca davranışlarında haklı ve doğru olduğunu düşünüyor. Böylece eşi, çocukları, arkadaşları, patronu, sosyal çevresiyle çatışmaya başlıyor. Bu da onun uyumsuz, agresif, yaşanılmaz birisi olmasına yol açıyor. İşte Enneagram’ın önemi burada ortaya çıkıyor.

Dokuz kişilik tipi

Yunanca dokuz demek olan “enne” ve kişilik anlamına gelen “agram” kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkan Enneagram 9 kişilik tipi manasında kullanılıyor. İnsan yaratılış itibariyle iki tip özelliği barındırıyor bünyesinde. Bunlardan biri olan mizaç, yaratılışıyla birlikte insanda var olan ruhî eğilimleri, potansiyelleri temsil edip, insanın genetik yapısıyla ilgili. Mizaç, ilerleyen yıllarda da değişiklik göstermiyor. ‘Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır’ atasözü buna işaret ediyor. İnsan 7′sinde ne ise 70′inde de odur sözü de mizaca atfen söylenmiş ve söyleniyor.

İnsanın bir de karakter dediğimiz, doğduktan sonra mizaç üzerine inşa edilen faziletleri, alışkanlıkları ve ahlak değerleri var. Karakter, öz benlik üzerine anne-babanın, arkadaş çevresinin, okuldaki hayatın, daha doğrusu sosyal çevrenin etkisiyle inşa edilen yapıyı oluşturuyor. Bu ikisinin birbirine tesiri ile ortaya çıkan ise insanın kişiliğini oluşturuyor. Bu, daha çok çocukluk ve ergenlik döneminde oluşmaya başlıyor. Dolayısıyla kişilik, insanda daha sonra ortaya çıkıyor ve kişiden kişiye de değişiklik gösteriyor. Yani dünyada ne kadar insan varsa, farklı özelliklere sahip o kadar kişilik var anlamına geliyor. Sonradan edinilen kişilik, insanın, değiştirilip geliştirilebilen yönünü oluşturuyor. İşte Enneagram, mizacı tespit edip insanın değişmeye, gelişmeye müsait kişiliği ile ilgili bilgiler sunan bir yol. Enneagram, bununla da yetinmeyip, aynı zamanda kişinin diğer insanları yani çevresi ve hayatı tanımasına dair de bilgiler sunuyor. Yani insanın benliğini tanımasına yardımcı olduğu kadar, onun diğer insanları da tanımasını da sağlıyor

Farklı kelimelerle ifade edilse de aynı anlama gelen 9 kişilik şu tiplerden oluşuyor: Reformcu, Yardımcı, Başarılı, Bireysel, Araştırmacı (Gözlemci), Sadık. Sorgulayıcı, Ehl-i keyif, Lider (Reis veya meydan okuyucu) ve Barışçı.

Hangi tip hangi rahatsızlığa meyilli

Bir insanın temeldeki kişilik tipi birdir. Ancak Enneagram’da bir kişi tiplerden birkaçının özelliklerini de gösterebiliyor. Bu da Enneagram’ın özelliklerinden birini ortaya koyuyor. Mesela 8 numaralı Reis kişilik tipine sahip bir kişi stres altında başka bir kişilik tipinin özelliklerini sergileyebiliyor. Dolayısıyla 9 kişilik tiplemesi sabit ve standart değil. Bu kişilik tiplemelerinin birbirleri ile de alışverişi ve etkileşimleri söz konusu. Enneagram göründüğü kadar sade bir yapıya sahip değil. Yine bu araştırmalar sonucunda bazı kişilik tiplerinin belirli psikolojik rahatsızlıklara daha yatkın olduğu da anlaşılmış. Her kişilik tipinin kötüsünün ayrı bir kötü, iyisinin de ayrı bir iyi olduğunu söyleyen İnka Danışmanlık uzmanı Fatih Uzunoğlu, hangi tipin hangi rahatsızlığa daha yatkın olduğunu şöyle anlatıyor: “Bir numaralı kişilik motifi obsesif-komposif davranış bozukluğuna, ikinci tiptekiler histeriye, 3′ler narsizme, 4′ler depresyona, 5′ler şizofreniye, 6′lar paranoyaya, 7′ler yine narsizme, 8′ler anti sosyalliğe daha yatkındır. Dokuzuncu gruptakiler kişilik bozukluğuna meyillidir.”

9 kişilik tipinin nasıl tespit edildiği konusunda bir açıklama getirilemiyor. Bunun gizli, ezoterik bir bilgi olduğu inancı hakim. Ezoterik bilgi olması da Enneagram’ın akademik çevrelerde hüsn-ü kabul görmesini geciktirmiş. Fakat son dönemlerde, özellikle Amerikalı bilim adamlarının çalışmaları ile Enneagram, kişiliğin tespitinde kabul gören ve başarı yüzdesi çok çok yüksek olan bir bilim hâline gelmiş. Buradaki enne, bizim kültürümüzdeki ene’den mi gelmektedir bilinmez; ama tarihine baktığımızda Enneagram’ın bu topraklardan Batı’ya gittiği görülüyor.

Kars doğumlu George Ivanovich Gurdjieff

Enneagram’ın tarihsel kökenleri hakkında farklı görüşler olsa da, onu Batı’ya taşıyan kişinin 1877-1949 yılları arasında yaşamış Kars doğumlu George Ivanovich Gurdjieff olduğu konusunda fikir birliği var. Gurdjieff’ten önce batıda Enneagram diye bir şey bilinmiyordu. Enneagram ve tarihi hakkında bilgi veren Fatih Uzunoğlu, Enneagram’ın kendi tarihi gibi Gurdjieff’in hayatının da gizemlerle dolu olduğunu söylüyor.

Anne tarafı Yunan, baba tarafı Ermeni olan ve hayatına dair birçok bilginin bilinmediği, Ortodoks Osmanlı vatandaşı Gurdjieff, küçüklüğünden itibaren hayatını insan hakikatini ve gerçekliğini öğrenmeye adamış. Bu nedenle, hayatının büyük bir bölümünü, özellikle de kendini geliştirme ve bir şeyler öğrenme adına Orta Asya’da, Buhara ve Taşkent’te geçirmiş. “Önemli İnsanlarla Karşılaşmalar” kitabında Orta Asya’da geçirdiği 20-25 yıl boyunca tasavvufun büyükleri ile tanıştığını kaydeden Gurdjieff, bu bilgiyi yine kitaplarında yazdığına göre eski Babil’de var olduğu iddia edilen gizli bir tarikat olan Saourmoni Tarikatı’ndan öğrendiğini anlatır.

Daha sonra talebeleri ile birlikte İstanbul’a gelen Gurdjieff burada Ruhun Harmonik Gelişimi isimli bir enstitü kurar. Osmanlı İmparatorluğu’nda karışık siyasal sürecin yaşandığı son dönemlerde İstanbul’da kalamayacağını anlayarak Fransa’ya yerleşir ve çalışmalarını burada sürdürür. J. G. Bennet’e göre ise Enneagram’ın kökenleri 4500 yıl öncesine, Gılgamış destanının derlendiği zamanlara kadar uzanır.

Birçok sahada kullanılıyor

Enneagram’ı bugünkü şekliyle Batı’da gündeme getiren kişi ise Şilili Oscar Ichazo’dur. Ichazo, Enneagram’ı Afganistan’ın Pamir şehrindeki sufi öğretmenlerden öğrendiğini belirtiyor. Onun kurduğu Arica Enstitüsü’ndeki eğitimlere katılan Psikiyatr Claduio Naranjo, Enneagram’ı daha da ileriye götürerek, ona bugünkü şeklini veriyor. Özellikle 1980′lerden sonra yapılan bilimsel çalışmalarla Enneagram, kişilik motiflerinin tespitinde başvurulan bir bilgi olarak kullanılıyor artık. Ve görülüyor ki psikiyatrların 1-2 yıllık psikoterapi süreci ile elde edebildikleri bilgiyi Enneagram, onlara yarım saatte sağlayabiliyor.

Enneagram, doğruya en yakın veriler ortaya koyup kişiler üzerinde en isabetli yönlendirmeyi yapabilme imkanı sağladığından, bugün, başta iş dünyası, insan kaynakları olmak üzere aile içinde anlaşmazlıkların çözümünde, nişanlıların birbirlerini tanımalarında, çocuğunun karakterini tespit edip hayatına ona göre yön vermeye kadar birçok sahada kullanılıyor. Mesela bir şirkette, müşteri ilişkileri pozisyonuna bir kişi alınırken işin özelliklerine uygun kişiyi bulmak Enneagram’la kolaylaşıyor. Böylece deneme sürecini ortadan kaldırmış oluyor. Enneagram aile ortamında ise, farklı iki karaktere sahip karı kocanın kişiliklerini çözüp onları ortak bir noktada buluşturabiliyor.

Dünya için de yeni bir bilgi olan Enneagram, son 25-30 senedir aktif bir şekilde bu kadar yaygın kullanılıyor. Enneagram, iş dünyası ve aile ortamı dışında çocuk eğitimi, eğitim-öğretim ve kişisel gelişim alanlarında da tercih ediliyor. Enneagram ayrıca felsefe, biyografi, akademik psikoloji, güzel sanatlar, mitoloji, din ve mistisizm, dua ve ruhsal çalışmalar, ilahiyat, beyin kimyası, senaryo yazarlığı, oyuncu seçimi, reklam, satış, pazarlama ve her nevi iletişim, evlilik, hukuki danışmanlık, teknik direktörlük, spor menajerliği, jüri seçimi ve politikada kullanılmaya başlanmış.

Yetişkinler teste tâbi tutularak kişilikleri ortaya çıkarılırken çocuklar için ise anne-baba ve çocuk hakkında kanaati olanlardan faydalanarak yapılıyor bu işlem. Anne-baba tarafından çocuğun farklı bir mizaçta olduğunun farkına varılması ve daha da mühimi bunun kabul edilerek, onun, bizzat anne-babaya benzetilerek değil de kendi kişiliği üzerine yetiştirilmesi sağlanıyor.

Enneagram’a farklı bir bakış

Psikiyatr Mustafa Merter bu noktada Enneagram’a farklı bir bakış açısı getiriyor. Batıdaki 4 ana psikoloji ekolü, Jung’cu, Davranışçı, Hümanistik ve Varoluşçu ekoller içerisinde benötesi ekolü hariç, psikolojinin normal, sıradan, hasta olmayan insanı araştırmadığını söyleyen Merter, Enneagram’ın, aslında bütün dinlerde mevcut olan; ancak Hıristiyanlık’ta 7 isim altında toplanan, buna iki madde daha ilave yapılmasıyla sayısı 9′a yükseltilen, insanın temel nefsani zaaflarını çıkış noktası aldığını vurguluyor. Merter, Enneagram’ın iyi bir enstrüman olduğunu fakat bunun abartılmaması gerektiğini not düşerek “İşte Enneagram okuyarak kendimizi bulacağız dersek, kendimizi kandırmış oluruz.” diyor.

Enneagram’ın tehlikeli boyuta indirgenmemesi gerektiğini söyleyen Merter, Enneagram’la ilk karşılaştığında ondan çok etkilenmiş. Gurdjieff’in Enneagramını alarak biraz geliştiren Kuveyt Asıllı Amerikalı bir bilim adamının oluşturduğu ekol Merter’in dikkatini çekmiş ve ‘Bak, bizim anlatmak istediklerimizi anlatıyor insanlar’ diyerek araştırmasını buraya yoğunlaştırmış. Fakat yoğunlaştıkça içinde tereddütler oluşmaya başlamış. Esma’nın bu kadar kolay ucuzlatılacak bir mevzu olmadığının farkına vararak, çevresindekilere de danışıp, insanları yanlış yönlendirmemek için o çalışmasını durdurma kararı almış. “Çünkü” diyor Mustafa Merter: “Maneviyat psikolojisinde çok büyük sorumluluk taşıyoruz. Bu konuda insanlar aç. Biz de insanları yanlışa yönlendiremeyiz. Bunun için çok dikkatli hareket etmemiz gerekiyor.”

Bütün bunlara rağmen İnka Danışmanlık tarafından verilen eğitimlere, kendilerini daha iyi tanımak amacıyla evlilik hazırlığı yapan nişanlılar dahil birçok farklı gruptan insanlar katılmış. Eşi veya çocukları ile anlaşamayan babalar ile anne ve babasından farklı düşünen çocukların da katıldığı seminerleri topluca alan eğitim kurumları bile var. Anafen Eğitim Kurumları ile birlikte Elit Gençler Koleji de öğrencilerine bu eğitimi aldırarak, onların şimdiden bilinçlenmesini sağlıyor. İki yıl önce kurulan Elit Gençler Koleji, 300 kadar öğrencisine bu testleri uyguluyor. Amaç, çocukların eğilimlerini, hangi alanlarda başarılı hangi alanlarda yetersiz olduklarını tespit edip buna göre yön çizmek. Orta okul düzeyinde başlatılan bu eğitim, öğretmenler ile velilere de verilerek, çocukların, Enneagram’la bilgilendirilmiş sosyal bir çevrede daha verimli olmaları sağlanıyor. Lise birinci sınıfa gelene kadar bu eğitimi almış olan öğrenci, dolayısıyla artı ve eksilerinin farkında oluyor ve eğilimlerini anlamış olarak isabetli bir kariyer planlaması yapma imkanı buluyor.

Öğrencilerine kişilik testi yaptırıyorlar

Elit Gençler Koleji’nde öğrencilerin Enneagram konusunda çalışmalarını yürüten Ersin Özkan, Türk eğitim sisteminin toptancı ve tek tip eğitim veren yapısıyla çocukları başarısızlığa mahkum ettiğini anlatarak, bazı derslerde yetersiz kalan öğrencilere kolayca başarısız dediğimizi ve bunun da çocukları psikolojik olarak belli bir çekingenliğe ittiğini söylüyor. Özkan, işe önce, öğrencileri Enneagram kişilik testlerine tâbi tutmakla başladıklarını anlatıyor. Özkan şunları söylüyor: “Çocuğun başarısız olduğu yönü tespit edip o alanda çıkabileceği yere kadar zorlamak; ama esas kabiliyeti olan bölümde de onu zirveye taşımak adına çalışmak gerektiğine inanıyorum. Bu eğitim, öğrenci lise 1′e geldiği zaman kariyer eğitimine dönüşecek zaten. Çocuğun yönü bir yerde tespit edilmiş oluyor.”

Eğitimi sadece öğrencilere değil öğretmenlerle velilere de aldırdıklarını söyleyen Ersin Özkan, bunun sebebini şöyle açıklıyor: “Çünkü okulda A deyip velinin B demesi ters olur. Bütünlük olması lazım. Veliler çok memnun oldu. Onlara da birer sertifika verdik. ‘En azından çocuklarımıza hitabımız değişti. Bazı duvarlar yıkıldı’ dediler.”

Birader seni yanlış anlamışım; hakkını helal et

Enneagram bir inanış ya da yol değil. Kendini geliştirmeye meraklı, ‘ben kimim?’ sorusuna cevap arayan kişinin belki uykudan uyanmasına vesile olup, yüksek bilince ermesini sağlıyor. Enneagram, kişiye, ilişkileri, iletişim ve tartışma stilleri, düşünme ve karar verme motifleri, ilişkide nelere değer verdiği, çatışmaları çözme tarzı, korkuları, savunmaları hakkında net bilgiler veriyor, o kadar.

Kendilerini daha iyi tanıma fırsatı bulanlar, aldıkları Sıfır merkezli İnsan veya Enneagram eğitimlerinden sonra hayatlarının tamamen değiştiğini anlatıyor. Ne-Ad Elektrik’in sahiplerinden İş Hayatı Dayanışma Derneği Üyesi Necip Murat, Sıfır Merkezli İnsan, yani Enneagram seminerlerine tüm Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Murat, ‘İnsana, yıllarca boşlukta olduğunu hissettiriyor’ dediği programlarla ilgili olarak, kendisindeki farklılığı anlatırken hayata bakış açısının tamamen değiştiğini ifade ediyor. Daha önce agresif bir kişiliği olan Murat, 8 numaralı kişilik tiplemesinde olduğunu öğrenmiş. Kardeşi Adnan ile aralarında kopma noktasına gelecek kadar gerilim olduğu halde, eğitimlerden sonraki dönem için şimdi ‘Allah bozmasın’ diyor: “Ya birader kusura bakma, yıllardır seni yanlış anlamışım. Hakkını helal et falan dedim. O da tabii şaşırdı.”

Kabullenmem üç ayı buldu

Necip Murat’ın çalışanlarına karşı davranışları da değişmiş. Şimdi tüm şirket elemanlarını bu eğitime tabi tutuyor. Hatta hanımı ve çocuklarını da dahil etmiş teste: “Mesela kardeşim Adnan’la çok uyumlu olmam lazımmış; ama onu o şekilde kabul etmediğim için agresif oluyordum. Hanıma ve çocuklara bakışım da çok farklı oldu artık. ‘Koçum na’ber?’ diyorum mesela. ‘Ne o birader hiç selam vermiyorsun?’ falan, böylece çocuğun hâlet-i ruhiyesine denk hareket etmeye başladım. Biz maalesef oğlumuzun kendimiz gibi olmasını istiyoruz. Halbuki onun yapısı farklı.”

Aker Tekstil’in ihracat müdürü Mesut Işık da Enneagram’la ilgili eğitim aldıktan sonra hayatının kökten değiştiğini düşünüyor. Bir yıllık evli olan Işık, 8 numaralı meydan okuyucu, reis kişilik grubunda çıkınca bunu kabullenmekte zorlanmış. Fakat sonra davranış ve tutumlarını düşününce hak vermiş: “Baskıcı, insanları rencide edici yönlerim olduğunu fark ettim. Çalışma hayatında da bu böyle. Yapı itibariyle problemlerimi insanlara anlatmayı sevmiyorum. Tek başıma çözmeye kalkışıp da çözemeyince sinirleniyor ve bunu karşı tarafa yansıtıyordum. Üç ay sürdü bunları kabullenebilmem. Tipim ‘bu benim’ dedim. Bu, kendime taktığım bir maske. Sonra bunu nasıl düzeltebiliriz diye düşündüm. Arkadaşlara dedim siz de beni tanıyorsunuz. Eksik olan ve sizi rahatsız eden yönlerimi söyleyin dedim.”

Bundan sonra ne mi yapmış Mesut Işık? Ondan dinleyelim: “Emredici, yüksek ses tonumu fark ettim ve ilk önce konuşmamı düzenledim. Bu, insanlarla konuşmama engel oluyordu. Veya insanlar bana bir şey söyleyeceği zaman söylemekten çekiniyordu. Biraz daha insanlara yaklaşmaya çalıştım. Mesela hiç selam vermediğim tipler vardı. Onlarla bile hasbihal etmeye başladım. 1,5 sene oldu eğitimi alalı ve belirli bir mesafe kat ettim. Sonra yoğun bir şekilde, İngilizce ve Rusça kaynaklardan bulduklarımı okudum.”

Kişilikten kaynaklanan davranışlar

Çalık Holding İnsan Kaynakları Müdürü Savaş Usta, Enneagram eğitimi alan ilk kişilerden biri. Testler sonucunda 6 numaralı şüpheci kişilik tipine sahip olduğunu öğrenmiş. Daha önce kendisini aksatan bin tane yönü olduğunu düşünen Usta, tam olarak düzelttim demiyor fakat en azından kendini aksatan bu yönlerinin farkında olduğunu söylüyor şimdi. Çünkü, pek ciddi bir gayret içinde olmadığını düşünüyor.

Tarman Grup’un ve Blue House markasının sahibi Murat Tarman, daha çok diğer insanları anlayabilmek, olaylara onların gözünden bakabilmek için tercih etmiş böyle bir seminere katılmayı. Aile hayatında veya iş hayatında olsun büyük faydalarını görmüş. Ondan önce bir şey kafasına uymadığı zaman çok rahatlıkla kestirip atabiliyorken ve insanların bazı davranışları kasten yaptığına inanırken farkına varmış ki insanlar kasten değil kişiliklerinden dolayı böyle davranıyormuş. Bunu kabul edince o da rahatlamış çevresi de. Şimdi bu sistemi Tarman Dış Ticaret çalışanlarına da uygulatıyor.

Müteahhit olan Hasan Bey ise 2 numaları kişilik tiplemesine giriyor. Ancak 7 numaralı tipin özelliklerini de taşıyor. Narsist eğilimleri vardı. Empati kuramıyor, karşısındaki insanın yerine koyamıyordu kendisini. Bu, ilişkilerinde negatif sonuçlar doğuruyordu: “Her insanda var olan bu farklılık eğer bilinçli olarak zenginliğe dönüştürülmezse insanlar arasında çatışma oluyor. Tamamen kendini düşünen bir hayat tarzım vardı. Annen-baban, büyüklerin, insanlar seni düşünüyor fakat senin onlara nezaketen bir karşılık verme durumun olmuyordu.” Hasan Bey, eğitimlerden sonra hayatında olan değişiklikleri de şöyle anlatıyor: “Karşılıklı, daha anlayışlı, daha sağlıklı iletişim kurmaya başladığımı gördüm. Narsist yönlerimi kontrol edebilme yetisini kazandım bir anlamda.” Hasan Bey, duygusal zeka, NLP gibi kişisel gelişim kitapları da okumuş daha önce ama onlar aklında kalmamış. Enneagram‘ın etkisi kalıcı ve onun hayatını değiştirici yönde olmuş. Hasan Bey, “Bu eğitimin öyle bir gücü var ki çok rahat benimseniyor.” diyor şimdi.

KİŞİLİK TİPLERİ

1– Birinci kişilik tipi olan Reformcu, ilkeli, amaç sahibi, kendi kendini kontrol edebilen ve mükemmeliyetçi kişilik grubunu içeriyor. Eksik yanları, mükemmeliyetçi oldukları için, insanları olduğu gibi kabul etmemeleri. Kendilerinden her zaman örnek davranış göstermeleri beklenen kişilik tipidir bu gruptakiler.

2– Yardımcı. Sitemkar–Verici olarak da adlandırılan bu grup insanının özellikleri cömert, sevgisini ve ilgisini gösteren, insanları memnun etmeye çalışan ve sahiplenici bir yapıya sahip olmalarıdır.

3– Başarılı kişilik tipi. Bunların özelliği, uyum sağlayabilen, hırslı, imaj bilincine sahip ve kibirlilik olarak göze çarpıyor. Sevgi ve onay almak için başarıyı istemez, insanlar üzerinde iyi bir intiba bırakmak için çalışırlar.

4– Bireysel. Bu grupta yer alanlar ise ifade edici, romantik, çekingen, kolay kırılan veya sinirlenen bir yapıya sahiptir. Eksikliğini hissettiği şeyin özlemini çeken bu gruptaki insanlar, sevilmeye ve ilgi görmeye muhtaç özellik taşırlar.

5– Araştırmacı (Gözlemci). Bu gruptakiler yenilikçi, entelektüel, duygusal anlamda uzak ve soğuk ve provoke edici özellikler sergilerler.

6– Sadık–Sorgulayıcı. Altıncı kategoriyi oluşturan bu kişilik tipinin özellikleri ise güvenilir, kendini adayan, savunmacı ve şüpheci bir yapıya sahip olmaları.

7– Ehl–i keyif, yedinci grup kişilik tipini oluşturuyor. Anlık ve güdüleriyle hareket eden, çok yönlü, dikkati ve ilgisi çabuk dağılan ve aşırılıklara eğilimli yapıya sahip olanları temsil ediyor. Hayatın özgürce değerlendirilebilecek sayısız imkanlarla dolu olduğuna inanırlar.

8– Lider (Reis veya meydan okuyucu). Kendinden emin, kararlı, baskınlık kurma eğilimleri ve çatışmacı yapıya sahip olmaları bunların özellikleri arasında yer alıyor.

9– Barışçı. Bunlar da insanların şüphe ve endişelerini gideren, kolay geçinilen, olayların ve çatışmaların dışında kalma eğiliminde olan ve bünyelerinde inatçı bir yapıyı barındıran özellikler sergiliyorlar.

KAYNAK: AKSİYON DERGİSİ

CEMAL A. KALYONCU
Sayı: 525/ Tarih : 27-12-2004

Hits: 1181

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yukarıya Git