Anasayfa » İç Kontrol | İç Kontrol Danışmanlığı | Kamu İç Kontrol » Balon Kazaları İç Kontrol ve Risk Yönetimi İle İlişkili Olabilir Mi?

Balon Kazaları İç Kontrol ve Risk Yönetimi İle İlişkili Olabilir Mi?


IMG_0148
Kapadokya müthiş bir turizm bölgesi. Katma değerli turizm üreten, son derece beğendiğim turizmciler ve projelerin yer aldığı bir bölge.

 

Son iki ay içinde Kapadokya’da üç büyük balon kazası yaşandı. 2 kişinin hayatını kaybettiği 50’den fazla kişinin yaralandığı kazalar tüm dikkatleri bölgeye topladı. Elbette bu durumda reklamın iyisi kötüsü olmaz diyemiyoruz. Zira bu kazalar, ciddi endişelere yol açtı, bölgede sadece kazayı yaşayan şirketleri değil, tüm şirketleri etkiledi.

 

Bir anlamda tüm sektörü etkileyen sistemik bir risk gerçekleşti. Hele de turizm kan kaybederken, bu tür risklerin gerçekleşmesi, gerçekten de çok sıkıntılı sonuçlar doğruabiliyor. Şimdi el birliği ile bölgedeki turizmcilere destek olmak gerekiyor. Ancak risk gerçekleştikten sonra ortaya çıkan krizin maliyeti çok daha yüksek olabiliyor.

 

Kazaların ortak sebebinin ani hava değişimi olduğu söylense de bölgedeki uzman pilotlara göre en büyük sorun hava trafiğinin kontrol edilmemesi. Tıpkı havalimanlarındaki gibi bir kule koordinasyon ve gözetim hizmetine ihtiyaç duyulduğu söyleniyor.

 

IMG_0147Balonculuk sektörü açısından ana riskler hava koşullarının uygun olmaması, hava koşullarındaki ani değişim, diğer balonların seyir veya yükseliş sırasında takip edilememesi, tek iletişim aracı olan telsiz iletişimindeki hatalar, balonların bakımlarının yapılmaması veya bakım hataları, pilotaj hataları, pilotların yetersizliği, kule koordinasyon fonkisyonu eksikliği, arazi şartları nedeni ile trafik izlemenin etkin yapılamaması, yüksek gerilim iletim hatları, yasal izinlerin ve pilot lisanslarının takip edilememesi, propan gaz kalitesinin yetersizliği, sepete aşırı yolcu yükleme, yetersiz denetim, vb. riskler olarak gözüküyor.

 

Bu gerçekleşen kazaların teknik detaylarını bilmiyoruz. Ancak ortada bir iç kontrol zafiyeti olabileceği gözüküyor. Yukarıda belirtilen tüm risklere karşı bu şirketlerin ciddi kontrol tedbirleri almaları gerekiyor. Bir kısmı da kanun koyucu tarafından gerçekleştirilmesi gereken yatırım ve hayata geçirilmesi gereken tedbirler.

 

Bu şirketlerin iç kontrol sistemlerini sorgulamaları ileride benzer kazaların yaşanmasının önüne geçebilecek önemli bir strateji olacaktır.

 

IMG_0149Bölgede balonculuk sektöründeki tüm işletmelerin, riskli bir iş yaptıklarını kabul ederek, kendilerine bazı sorular sormaları gerekiyor. Bu sorulara verilen cevap iç kontrol sistemininb güçlü olup olmadığını ortaya koyacaktır.

 

  • Uçuş ekibiniz gerekli tüm lisans, tecrübe ve güncel eğitimlere sahip mi? Bunu nasıl doğruluyorsunuz? İşe alım prosedürleriniz net mi?
  • Balon uçuşlarının en başından (müşterinin başvurusundan başlayarak), iniş sonrası karşılamaya kadar olan sürecin tüm iş akışı net ve detaylı bir şekilde tanımlanmış ve her bir aşamada, müşteri, pilot, balon, iniş, kalkış ve sefer için riskler belirlenmiş mi? Bu risklere karşı kontrol faaliyetleri tanımlanmış mı? Bu yazılı hale getirilmiş mi? Bir prosedürünüz var mı? Bu prosedür tüm personel tarafından okunmuş, anlaşılmış mı?
  • Yer ve uçuş ekiplerinizin görev tanımları net mi? Gerekli işlem ve kontrolleri yapıp yapmadıklarını denetliyor musunuz?
  • Yer ve uçuş iletişimine dair prosedürlerinin tam mı? Diğer şirketler ile uçuş öncesi ve sonrası koordinasyon sağlama noktasında ne tür aktiviteleriniz var?
  • Balon bakım onarım ve dolumları için onaylanmış, resmi ve bilinen bir prosedürünüz var mı? Bakım onarımlar, planlı veya gerektiğinde gerçekleştiği anda, yapılan tüm işler kayıt altına alınıyor ve uzman bir yetkili tarafından doğrulanıyor mu?
  • Balon seyahatine ilişkin riskler müşteriler ile paylaşılıyor mu, yazılı bir onay alınıyor mu?
  • Balon ve müşteri güvenliği için uygun sigorta yöntemlerinden faydalanılıyor mu?
  • Meteoroloji ve hava değişimi ile ilgili izleme ve takip sisteminiz yeterince güçlü mü?Farklı kaynaklardan bilgi alıp, bu bilgileri bir merkezde uçuş ekibiniz ile iletişim dahilinde değerlendiriyor musunuz?
  • Hava koşullarına ilişkin risk iştahınız ve toleranslarınız net mi? Hava durumu kadar uçuş planlaması yapılırken, hava trafik verileri de dikkate alıonıyor mu? Bunların kararları uçuş ekibine mi bırakılıyor, yoksa bu konuda net bir prosedürünüz var mı?
  • Yazılı bir acil durum eylem planınız var mı?
  • Uçuş prosedürleri, iş akışları ve risk yönetimine ilişkin “gizli müşteri denetimi” yaptırıyor musunuz?
  • Uçuş ekiplerinize düzenli olarak eğitim veriyor ve tüm bu dokümanlar hakkında bilgilendiriyor musunuz?
  • Şirket olarak, en üstten en alt kademeye kadar bir risk yönetimi eğitimi aldınız mı?
  • Etik kurallarınız var mı? Bunları personelinize ilettiniz ve kabullerini sağlandınız mı?
  • Performans sisteminiz aşırı risk almayı teşvik ediyor mu? Daha makul ve uçuş güvenliğini baz alan bir performans/ödül sistemi oluşturmayı düşünüyor musunuz?

 

İşte tüm bu sorulara verilecek cevaplar, şirketinizin ileride benzer riskler ile karşılaşmasını engellemeye yönelik iç kontrol ve risk yönetimi sistemlerinizin mevcut durumunu göz önüne serecektir. Bu sorularda yer alan konularda adımlar atarak, şirketinizi risklere karşı daha etkin korumanız mümkün olacaktır.

 

Benzer soruları, diğer tüm sektörlerdeki şirketler de kendilerine sorabilirler.

 

Balonculuk sektöründe yaşanan riskler, o sektöre özel olmakla birlikte, yukarıdaki soruları kendi şirketinize “kendi faaliyet alanı, organizasyon yapısı ve koşulları dahilinde” sorduğunuzda, kendi iç kontrol ve risk yönetimi sistemlerinize dair ciddi bir öz değerlendirme yapmış olursunuz.

Etiketler:
Önceki yazılarım
Sonraki yazılarım

Hakkında bertankaya

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Yenile



Yukarıya Git