Anasayfa » İç Denetim | İç Denetim Danışmanlığı | İç denetçilik | Kamu İç Denetim » İç Denetçiler Şirketlerinde İcrai Talepler ile Karşılaştığında Ne Yapmalı?

İç Denetçiler Şirketlerinde İcrai Talepler ile Karşılaştığında Ne Yapmalı?

IPPF 2013İç denetçilerin, özellikle de kurumsallaşma süreci devam eden patron şirketlerinde yaşadıkları önemli bir sorundur, icrai görev talepleri.

 

Danışmanlık yaptığım pek çok şirkette iç denetçi meslektaşlarımın karşı karşıya kaldıkları sorunlardan bir tanesidir. Sanılanın aksine son derece sık karşılaşılan bir sorundur. Büyük kurumsal şirketlerde, bankalarda, uluslararası şirketlerde veya organizasyonlarda çalışan iç denetçi meslektaşlarımız karşılaşmamış olabilir ama CAPITAL 500 şirketlerindeki iç denetçilerin dahi meslek hayatlarında karşılaşabildikleri bir durumdur, icrai destek veya yardım talepleri.

 

Bu durum büyük bir sorundur, zira Uluslararası İç Denetim Standartları iç denetçilerin şirket ya da kurum içinde icrai görev üstlenemeyeceklerini bildirmiştir.

 

dilemmaBurada hem mesleki olarak Standartlar ile uyum sağlamak, hem şirketine değer katmak, hem de patronların beklentilerini karşılama noktasında bir ikilem ortaya çıkar. Bir tarafta, maaşınızı ödeyen ve şirketin mutlak hakimi olan patronunuz ya da Yönetim Kurulunuzdan gelen bir talep, bir taraftan da, mesleğinizin uluslararası standartları ve sergilemeniz gereken mesleki duruş!

 

Neler talep edilmiyor ki?

 

İş prosedürlerinin yazılmasından, risk ve kalite birimlerinin yönetimlerinin iç denetim tarafından yapılmasının istenmesine kadar çok geniş yelpazede icrai işler. Bazen yürütülen tüm kritik operasyonel işlerde, alınan tüm kritik kararlarda ve yatırımlarda, iç denetçinin icrai yönden görüş belirtmesi, hatta onay vermesi dahi talep edilebiliyor.

 

İç denetçiler kurum içinde bir bulgu tespit ettiğinde, o bulguya yönelik öneri veya risk iyileştirme eyleminin şirket içinde muhattabı bulunmadığında, ya da şirket içinde o bulguya yönelik eylemi yerine getirebilecek kapasite olmadığında, bu iş hemen iç denetçilere havale ediliyor. Bu bulguyu tespit eden iç denetçiye, bu işi düzeltme görev ve yetkisi veriliyor. İşe alım prosedürlerimiz yok, oluşturalım şeklinde bir tespit ile gelen iç denetçiye, bağlı olduğu yönetim kurulu üyesi, patron ya da icra başkanı taradından, bu prosedürleri sen oluştur, yaz ve şirket içine yayınla denilebiliyor.

 

Sıklıkla iç kontrol ve iç denetim fonksiyonları karıştırılıyor, birbirine geçiyor ya da bu yönde baskı yapılıyor.

 

Böyle bir ortamda nasıl bağımsız, tarafsız ve icraya mesafeli bir tutum sergilenebilir?

 

dilemma3Şahsi görüşüme göre, gelen talepleri iç denetimin temel iştigal alanları olan kurumsal yönetim, iç kontrol & risk yönetimi perspektifinden değerlendirmek ve bu talepleri, bağımsızlığı ve tarafsızlığı en az zedeleyecek görev formatına dönüştürerek üstlenmek daha doğru gözüküyor. Örneğin, şirkette resmi ve onaylanmış işe alım prosedürlerinin oluşturulması gerektiği iç denetçi tarafından tespit edilmiş ve İK biriminde kapasite olmadığından bu görev de iç denetçiye verilmiş ise, iç denetçi, İK birimi bu noktada kapasiteyi İK Birimine kazandıracak danışmanlık görevleri üstlenebilir ve İK kapasitesini artıracak, araştırma raporları üretebililir, eğitimler verebilir ya da konu ile ilgili uzman ya da diğer kaynakları sağlayabilir. Bu noktada patrona doğrudan “hayır” demek yerine, “evet ama şu şekilde” demek daha doğru bir yaklaşım olabilir.

 

Bu konuda benzer bir durumu yaşamış olan tüm meslektaşlarım, tecrübelerini ve bu sorunu nasıl aştıklarını bizle paylaşabilirse sevinirim. Yazıyı da paylaşmanızı rica edeceğiz, zira bu noktada Türkiye genelinde bir tecrübe paylaşımı ve beyin fırtınası gerektiği düşüncesindeyim.

 

Yorumlarınızı, görüş ve düşüncelerinizi, karşılaştığınız vakaları ve çözümlerinizi bu sayfanın altında, ya da bu blog yazısını linkedinde de  yayınlayacağım için oradaki post un altında paylaşabilirseniz çok sevinirim. Pek çok meslektaşımıza bu konuda ışık tutmuş oluruz.

 

41lEQNZ2MML._SL500_SX160_.jpg

 

 

 

 

 

Hatırlatma Notu:

Uygulama Önerisi 1130.A2 – 1′ den:

  1. İç denetçilerin, dönemsel iç denetim incelemeleri ve değerlendirmelerine tâbi olan denetim dışı fonksiyon veya görevler için sorumluluk üstlenmeyi kabul etmemeleri gerekir. Bu tür bir sorumluluk üstlenmişlerse artık iç denetçi olarak görev yapmıyorlar demektir.
  2. Bir iç denetim birimi, İç Denetim Yöneticisi veya iç denetçi, iç denetim biriminin denetleyebileceği bir operasyonel yükümlülükten sorumlu ise ya da kurum yönetimi ona böyle bir görev vermeyi düşünüyorsa, iç denetçinin bağımsızlık ve objektifliği bozulabilir.  İç Denetim Yöneticisinin, bunun bağımsızlık ve objektiflik üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirirken, en azından, aşağıdaki etkenleri dikkate alması gerekir:
  • IIA Uluslararası İç Denetim Standartları (Standartlar) ve Etik Kurallarının gerekleri,
  • Hissedarlar, yönetim kurulu, denetim komitesi, kurum yönetimi, idarî merciler, kamu kuruluşları, yasama organları ve toplumsal çıkar grupları gibi paydaşların beklentileri,
  • İç denetim faaliyeti yönetmeliğinde verilen izinler ve/veya öngörülen kısıtlamalar,

    • Standartların gerektirdiği açıklamalar,

  • İç denetçinin üstlendiği görev veya faaliyetlerin daha sonraki denetim

    kapsamı.

  • İlgili denetim dışı icraî görevin kurum açısından önemi (gelirler, giderler,

    itibar ve etki açılarından)

  • Görevin uzunluğu veya süresi ve üstlenilen sorumluluğun kapsamı
  • Görevler ayrılığının yeterliliği
  • İç denetçinin objektifliğinin risk altında olabileceğine dair bir delil veya

    bir sicil kaydı olup olmadığı 

  1. İç denetim yönetmeliği, iç denetçiye denetim dışı görevlerin verilmesi konusunda belirli özel kısıtlamalar içeriyor veya sınırlandırıcı bir dil kullanıyorsa, bu kısıtlamaların açıklanması ve üst yönetimle tartışılması gerekir. Üst yönetim yine de bu görevlendirme üzerinde ısrar ediyorsa, konunun açıklanması ve Yönetim Kurulu ile tartışılması gerekir. Yönetmelik bu konuda herhangi bir hüküm içermiyorsa, aşağıdaki bentlerde verilen tavsiyelere uyulmalıdır. Aşağıdaki tavsiyeler, yönetmeliğin lâfzına bağlı olarak değerlendirilmelidir.
  2. İç denetim faaliyeti (birimi) operasyonel (icraî) sorumluluklar üstlendiğinde ve bu operasyonlar denetim planına dahil edildiğinde, İç Denetim Yöneticisinin aşağıdakileri düşünmesi gerekir:

    • İç Denetim Yöneticisine raporlayan alanların denetimlerinin tamamlanması için sözleşmeli olarak üçüncü şahıs firmalar veya dış denetçiler kullanılarak objektifliğin bozulması tehlikesini asgariye indirmek.

    • İç Denetim Yöneticisine raporlayan alanlarla ilgili icraî sorumluluk üstlenen denetçilerin bu faaliyetlerin denetimlerine katılmamasını sağlamak.

    • İç Denetim Yöneticisine raporlayan alanlarla ilgili güvence hizmeti veren denetçilerin gözetimini gerçekleştirmek ve değerlendirme sonuçlarını üst yönetim ve Yönetim Kuruluna raporlamak.

    • Denetçinin denetim dışı faaliyetle ilgili icraî görev ve sorumluluklarını, söz konusu faaliyetin kurum açısından önemini (gelirler, giderler veya ilgili diğer bilgiler açısından) ve o faaliyeti denetleyenlerin ilişkisini açıklamak.

  3. İç Denetim Yöneticisine raporlayan alanların denetim raporlarında ve denetçinin Yönetim Kuruluyla standart iletişiminde, iç denetçinin icraî görev ve sorumluluklarının açıklanması gerekir. Denetim sonuçları, üst yönetimle ve/veya ilgili uygun taraflarla tartışılabilir de. Bozucu etkenin açıklanması, İç Denetim Yöneticisinin idari sorumluluk taşıdığı fonksiyonlara dair denetim çalışmasının iç denetim faaliyeti dışındaki bir tarafça gözden geçirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. 
Etiketler:
Önceki yazılarım
Sonraki yazılarım

Hakkında bertankaya

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmadı

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Yenile



Yukarıya Git